Quran with Turkish_Alphabet translation - Surah Yusuf ayat 68 - يُوسُف - Page - Juz 13
﴿وَلَمَّا دَخَلُواْ مِنۡ حَيۡثُ أَمَرَهُمۡ أَبُوهُم مَّا كَانَ يُغۡنِي عَنۡهُم مِّنَ ٱللَّهِ مِن شَيۡءٍ إِلَّا حَاجَةٗ فِي نَفۡسِ يَعۡقُوبَ قَضَىٰهَاۚ وَإِنَّهُۥ لَذُو عِلۡمٖ لِّمَا عَلَّمۡنَٰهُ وَلَٰكِنَّ أَكۡثَرَ ٱلنَّاسِ لَا يَعۡلَمُونَ ﴾
[يُوسُف: 68]
﴿ولما دخلوا من حيث أمرهم أبوهم ما كان يغني عنهم من الله﴾ [يُوسُف: 68]
Latin Alphabet Ve lemma dehalu min haysu emerahum ebuhum ma kane yugnı anhum minellahi min sey´in illa laceten fı nefsi ya´kube kadaha ve innehu le zu ılmil lima allemnahu ve lakinne ekseran nasi la ya´lemun |
Latin Alphabet Ve lemma dehalu min haysu emerehum ebuhum, ma kane yugni anhum minallahi min sey’in illa haceten fi nefsi ya’kube kadaha, ve innehu le zu ilmin lima allemnahu ve lakinne ekseren nasi la ya’lemun(ya’lemune) |
Latin Alphabet Ve lemmâ dehalû min haysu emerehum ebûhum, mâ kâne yugnî anhum minallâhi min şey’in illâ hâceten fî nefsi ya’kûbe kadâhâ, ve innehu le zû ilmin limâ allemnâhu ve lâkinne ekseren nâsi lâ ya’lemûn(ya’lemûne) |
Muhammed Esed Ama onlar (Yusuf´un bulundugu sehre) her ne kadar babalarının talimatına uygun olarak girdilerse de, bunun Allah´ın takdirine karsı onlara bir yararı olmadı; yalnızca, Yakub´un, (ogullarını korumak yonunde) duydugu arzunun bir ifadesiydi bu. Cunku, o kendisine ogrettiklerimiz sayesinde, (her zaman Allah´ın hukmunun gecerli olduguna dair) yeterli bir bilgiye sahipti; ama insanların cogu (bunu boyle) bilmezler |
Muhammed Esed Ama onlar (Yusuf´un bulunduğu şehre) her ne kadar babalarının talimatına uygun olarak girdilerse de, bunun Allah´ın takdirine karşı onlara bir yararı olmadı; yalnızca, Yakub´un, (oğullarını korumak yönünde) duyduğu arzunun bir ifadesiydi bu. Çünkü, o kendisine öğrettiklerimiz sayesinde, (her zaman Allah´ın hükmünün geçerli olduğuna dair) yeterli bir bilgiye sahipti; ama insanların çoğu (bunu böyle) bilmezler |
Muhammet Abay velemma dehalu min haysu emerahum ebuhum. ma kane yugni `anhum mine-llahi min sey'in illa haceten fi nefsi ya`kube kadaha. veinnehu lezu `ilmil lima `allemnahu velakinne eksera-nnasi la ya`lemun |
Muhammet Abay velemmâ deḫalû min ḥayŝü emerahüm ebûhüm. mâ kâne yugnî `anhüm mine-llâhi min şey'in illâ ḥâceten fî nefsi ya`ḳûbe ḳaḍâhâ. veinnehû leẕû `ilmil limâ `allemnâhü velâkinne ekŝera-nnâsi lâ ya`lemûn |
Muslim Shahin Babalarının kendilerine emrettigi yerden (cesitli kapılardan) girdiklerinde (onun emrini yerine getirdiler. Fakat bu tedbir) Allah’tan gelecek hicbir seyi onlardan savamazdı; ancak Ya'kub icindeki bir dilegi acıga vurmus oldu. Suphesiz o, ilim sahibiydi, cunku ona biz ogretmistik. Fakat insanların cogu bilmezler |
Muslim Shahin Babalarının kendilerine emrettiği yerden (çeşitli kapılardan) girdiklerinde (onun emrini yerine getirdiler. Fakat bu tedbir) Allah’tan gelecek hiçbir şeyi onlardan savamazdı; ancak Ya'kub içindeki bir dileği açığa vurmuş oldu. Şüphesiz o, ilim sahibiydi, çünkü ona biz öğretmiştik. Fakat insanların çoğu bilmezler |
Saban Piris Babalarının emrettigi gibi girdiler. Esasen bu, Allah’tan gelecek hicbir seyi onlardan savamazdı ancak Yakub icindeki arzuyu ortaya koymus oldu. O, suphesiz kendisine ogrettigimizi bilir; fakat insanların cogu bilmezler |
Saban Piris Babalarının emrettiği gibi girdiler. Esasen bu, Allah’tan gelecek hiçbir şeyi onlardan savamazdı ancak Yakub içindeki arzuyu ortaya koymuş oldu. O, şüphesiz kendisine öğrettiğimizi bilir; fakat insanların çoğu bilmezler |