Quran with Turkish translation - Surah Al-A‘raf ayat 101 - الأعرَاف - Page - Juz 9
﴿تِلۡكَ ٱلۡقُرَىٰ نَقُصُّ عَلَيۡكَ مِنۡ أَنۢبَآئِهَاۚ وَلَقَدۡ جَآءَتۡهُمۡ رُسُلُهُم بِٱلۡبَيِّنَٰتِ فَمَا كَانُواْ لِيُؤۡمِنُواْ بِمَا كَذَّبُواْ مِن قَبۡلُۚ كَذَٰلِكَ يَطۡبَعُ ٱللَّهُ عَلَىٰ قُلُوبِ ٱلۡكَٰفِرِينَ ﴾
[الأعرَاف: 101]
﴿تلك القرى نقص عليك من أنبائها ولقد جاءتهم رسلهم بالبينات فما كانوا﴾ [الأعرَاف: 101]
Abdulbaki Golpinarli Iste bu yurtlara ait bazı vukuatı anlatmadayız sana. Andolsun ki peygamberleri, apacık delillerle geldi onlara, fakat once inkar ettikleri, yalan saydıkları seylere inanmadılar. Iste Allah, kafirlerin gonullerini boyle muhurler |
Adem Ugur Iste o ulkeler... Onların haberlerinden bir kısmını sana anlatıyoruz. Andolsun ki, peygamberleri onlara apacık deliller getirmislerdi. Fakat onceden yalanladıkları gerceklere iman edecek degillerdi. Iste kafirlerin kalplerini Allah boyle muhurler |
Adem Ugur İşte o ülkeler... Onların haberlerinden bir kısmını sana anlatıyoruz. Andolsun ki, peygamberleri onlara apaçık deliller getirmişlerdi. Fakat önceden yalanladıkları gerçeklere iman edecek değillerdi. İşte kâfirlerin kalplerini Allah böyle mühürler |
Ali Bulac Iste bu ulkeler, sana onların 'haberlerinden aktarmalar yapıyoruz.' Gercekten, onlara elcileri apacık belgelerle gelmislerdi. Ama daha onceden yalanlamaları nedeniyle iman eder olmadılar. Iste Allah, inkar edenlerin kalplerini boyle damgalar |
Ali Bulac İşte bu ülkeler, sana onların 'haberlerinden aktarmalar yapıyoruz.' Gerçekten, onlara elçileri apaçık belgelerle gelmişlerdi. Ama daha önceden yalanlamaları nedeniyle iman eder olmadılar. İşte Allah, inkar edenlerin kalplerini böyle damgalar |
Ali Fikri Yavuz Iste o memleketlerin durumu ki, ey Rasulum, Biz sana onların haberlerinden bir kısmını anlatıyoruz. Andolsun, O memleketlerin halkına, peygamberleri acık mucizeler getirmisti. Oyle iken iman etmek istemediler. Cunku ondan once inkar etmeyi adet edinmislerdi. Allah kafirlerin kalblerini iste boyle muhurler |
Ali Fikri Yavuz İşte o memleketlerin durumu ki, ey Rasûlüm, Biz sana onların haberlerinden bir kısmını anlatıyoruz. Andolsun, O memleketlerin halkına, peygamberleri açık mûcizeler getirmişti. Öyle iken iman etmek istemediler. Çünkü ondan önce inkâr etmeyi âdet edinmişlerdi. Allah kâfirlerin kalblerini işte böyle mühürler |
Celal Y Ld R M Iste bu kasabaların haberlerinden ve durumlarından bir kısmını sana anlatıyoruz. And olsun ki peygamberleri, onlara acık belgelerle (mu´cizelerle) geldiler, ama daha once yalanladıkları seye inanmak istemediler. Iste boylece Allah inkara saplanıp kalanların kalblerini muhurler |
Celal Y Ld R M İşte bu kasabaların haberlerinden ve durumlarından bir kısmını sana anlatıyoruz. And olsun ki peygamberleri, onlara açık belgelerle (mu´cizelerle) geldiler, ama daha önce yalanladıkları şeye inanmak istemediler. İşte böylece Allah inkâra saplanıp kalanların kalblerini mühürler |