Quran with Turkish_Alphabet translation - Surah al-‘Imran ayat 166 - آل عِمران - Page - Juz 4
﴿وَمَآ أَصَٰبَكُمۡ يَوۡمَ ٱلۡتَقَى ٱلۡجَمۡعَانِ فَبِإِذۡنِ ٱللَّهِ وَلِيَعۡلَمَ ٱلۡمُؤۡمِنِينَ ﴾
[آل عِمران: 166]
﴿وما أصابكم يوم التقى الجمعان فبإذن الله وليعلم المؤمنين﴾ [آل عِمران: 166]
Latin Alphabet Ve ma esabekum yevmeltekal cem´ani fe bi iznillahi ve li ya´lemel mu7minın |
Latin Alphabet Ve ma asabekum yevmel tekal cem’ani fe bi iznillahi ve li ya’lemel mu’minin(mu’minine) |
Latin Alphabet Ve mâ asâbekum yevmel tekal cem’âni fe bi iznillâhi ve li ya’lemel mu’minîn(mu’minîne) |
Muhammed Esed iki ordunun harpte karsılastıgı gun basınıza gelenler Allah´ın izni ile gerceklesti. Bu, Allah´ın (gercek) muminleri belirlemesi icindi |
Muhammed Esed iki ordunun harpte karşılaştığı gün başınıza gelenler Allah´ın izni ile gerçekleşti. Bu, Allah´ın (gerçek) müminleri belirlemesi içindi |
Muhammet Abay vema esabekum yevme-lteke-lcem`ani febiizni-llahi veliya`leme-lmu'minin |
Muhammet Abay vemâ eṣâbeküm yevme-lteḳe-lcem`âni febiiẕni-llâhi veliya`leme-lmü'minîn |
Muslim Shahin Iki birligin karsılastıgı gun sizin basınıza gelenler, ancak Allah'ın dilemesiyle olmustur ki, bu da, muminleri ayırdetmesi icin |
Muslim Shahin İki birliğin karşılaştığı gün sizin başınıza gelenler, ancak Allah'ın dilemesiyle olmuştur ki, bu da, müminleri ayırdetmesi için |
Saban Piris Iki ordunun carpıstıgı gun basınıza gelen ancak Allah’ın izni ile olmustu. Muminleri belirlemek ve munafıklık edenleri de ortaya cıkarmak icin. O munafıklara: -Gelin, Allah yolunda savasın veya mudafaada bulunun! denilmis, onlar da: -Savasmayı bilseydik, ardınızdan gelirdik elbette, demislerdi. Onlar o gun, imandan cok kufre yakındılar. Agızlarıyla kalplerinde olmayanı soyluyorlardı. Allah onların gizledigini cok iyi biliyor |
Saban Piris İki ordunun çarpıştığı gün başınıza gelen ancak Allah’ın izni ile olmuştu. Müminleri belirlemek ve münafıklık edenleri de ortaya çıkarmak için. O münafıklara: -Gelin, Allah yolunda savaşın veya müdafaada bulunun! denilmiş, onlar da: -Savaşmayı bilseydik, ardınızdan gelirdik elbette, demişlerdi. Onlar o gün, imandan çok küfre yakındılar. Ağızlarıyla kalplerinde olmayanı söylüyorlardı. Allah onların gizlediğini çok iyi biliyor |