Quran with Turkish_Ibni_Kesir translation - Surah Al-Anfal ayat 10 - الأنفَال - Page - Juz 9
﴿وَمَا جَعَلَهُ ٱللَّهُ إِلَّا بُشۡرَىٰ وَلِتَطۡمَئِنَّ بِهِۦ قُلُوبُكُمۡۚ وَمَا ٱلنَّصۡرُ إِلَّا مِنۡ عِندِ ٱللَّهِۚ إِنَّ ٱللَّهَ عَزِيزٌ حَكِيمٌ ﴾
[الأنفَال: 10]
﴿وما جعله الله إلا بشرى ولتطمئن به قلوبكم وما النصر إلا من﴾ [الأنفَال: 10]
Ibni Kesir Allah; bunu size sırf bir müjde olsun ve kalblerinizi yatışsın diye yapmıştır. Yardım; ancak Allah katındandır. Muhakkak ki Allah; Aziz´dir, Hakim´ dir |
Gultekin Onan Tanrı bunu yalnızca bir mujde ve kalplerinizin tatmin bulması icin yapmıstı; (yoksa) Tanrı´nın katından baskasında nusret (zafer ve yardım) yoktur. Hic kuskusuz Tanrı ustun ve guclu olandır, hukum ve hikmet sahibidir |
Gultekin Onan Tanrı bunu yalnızca bir müjde ve kalplerinizin tatmin bulması için yapmıştı; (yoksa) Tanrı´nın katından başkasında nusret (zafer ve yardım) yoktur. Hiç kuşkusuz Tanrı üstün ve güçlü olandır, hüküm ve hikmet sahibidir |
Hasan Basri Cantay Allah bunu (baska sebeble degil) ancak bir mujde (olsun), kalbleriniz o sayede oturaklassın diye yapmısdı. (Yoksa) Allahın katından baskasından hic bir yardım yokdur. Subhesiz ki Allah mutlak gaalibdir, yegane hukum ve hikmet saahibidir |
Hasan Basri Cantay Allah bunu (başka sebeble değil) ancak bir müjde (olsun), kalbleriniz o sayede oturaklaşsın diye yapmışdı. (Yoksa) Allahın katından başkasından hiç bir yardım yokdur. Şübhesiz ki Allah mutlak gaalibdir, yegâne hüküm ve hikmet saahibidir |
Iskender Ali Mihr Ve Allah, (bu yardımı) sadece bir mujde ve onunla kalplerinizin tatmin (mutmain) olması icin yaptı (baska bir sey icin yapmadı). Allah´ın katından baska yardım (yeri) yoktur (yardım ancak Allah´ın katındandır). Muhakkak ki Allah, Aziz (ustun izzet sahibi) ve Hakim´dir (hikmet sahibi, hukum sahibi) |
Iskender Ali Mihr Ve Allah, (bu yardımı) sadece bir müjde ve onunla kalplerinizin tatmin (mutmain) olması için yaptı (başka bir şey için yapmadı). Allah´ın katından başka yardım (yeri) yoktur (yardım ancak Allah´ın katındandır). Muhakkak ki Allah, Azîz (üstün izzet sahibi) ve Hakîm´dir (hikmet sahibi, hüküm sahibi) |