Quran with Turkish_Alphabet translation - Surah Yusuf ayat 65 - يُوسُف - Page - Juz 13
﴿وَلَمَّا فَتَحُواْ مَتَٰعَهُمۡ وَجَدُواْ بِضَٰعَتَهُمۡ رُدَّتۡ إِلَيۡهِمۡۖ قَالُواْ يَٰٓأَبَانَا مَا نَبۡغِيۖ هَٰذِهِۦ بِضَٰعَتُنَا رُدَّتۡ إِلَيۡنَاۖ وَنَمِيرُ أَهۡلَنَا وَنَحۡفَظُ أَخَانَا وَنَزۡدَادُ كَيۡلَ بَعِيرٖۖ ذَٰلِكَ كَيۡلٞ يَسِيرٞ ﴾
[يُوسُف: 65]
﴿ولما فتحوا متاعهم وجدوا بضاعتهم ردت إليهم قالوا ياأبانا ما نبغي هذه﴾ [يُوسُف: 65]
Latin Alphabet Ve lemma fetehu metaahum vecedu bidaatehum ruddet ileyhim kalu ya ebana ma nebgıy hazihı bidaatuna ruddet ileyna ve nemıru ehlena ve nahfezu ehana ve nezdadu keyle beıyr zalike keyluy yesır |
Latin Alphabet Ve lemma fetehu metaahum vecedu bidaatehum ruddet ileyhim, kalu ya ebana ma nebgi, hazihi bidaatuna ruddet ileyna, ve nemiru ehlena ve nahfazu ehana ve nezdadu keyle beir (beirin), zalike keylun yesir(yesirun) |
Latin Alphabet Ve lemmâ fetehû metâahum vecedû bidâatehum ruddet ileyhim, kâlû yâ ebânâ mâ nebgî, hâzihî bidâatunâ ruddet ileynâ, ve nemîru ehlenâ ve nahfazu ehânâ ve nezdâdu keyle beîr (beîrin), zâlike keylun yesîr(yesîrun) |
Muhammed Esed Ve neden sonra, denkleri cozduklerinde, (takas icin goturdukleri) malların kendilerine iade edilmis oldugunu gorduler; "Ey babamız!" dediler, "Baska ne isteyebiliriz? Iste kendi mallarımız, oldugu gibi bize bırakılmıs! (Eger Bunyamin´in bizimle gelmesine izin verirsen) bu mallarla ailemize (yeniden) erzak getirebilir, kardesimizi de (iyi) koruyup gozetir ve (boylece) birer deve yuku zahire fazladan elde etmis oluruz. Zaten bu (ilk seferde getirdigimiz) tartıca pek az sayılır |
Muhammed Esed Ve neden sonra, denkleri çözdüklerinde, (takas için götürdükleri) malların kendilerine iade edilmiş olduğunu gördüler; "Ey babamız!" dediler, "Başka ne isteyebiliriz? İşte kendi mallarımız, olduğu gibi bize bırakılmış! (Eğer Bünyamin´in bizimle gelmesine izin verirsen) bu mallarla ailemize (yeniden) erzak getirebilir, kardeşimizi de (iyi) koruyup gözetir ve (böylece) birer deve yükü zahire fazladan elde etmiş oluruz. Zaten bu (ilk seferde getirdiğimiz) tartıca pek az sayılır |
Muhammet Abay velemma fetehu meta`ahum vecedu bida`atehum ruddet ileyhim. kalu ya ebana ma nebgi. hazihi bida`atuna ruddet ileyna. venemiru ehlena venahfezu ehana venezdadu keyle be`ir. zalike keyluy yesir |
Muhammet Abay velemmâ feteḥû metâ`ahüm vecedû biḍâ`atehüm ruddet ileyhim. ḳâlû yâ ebânâ mâ nebgî. hâẕihî biḍâ`atünâ ruddet ileynâ. venemîru ehlenâ venaḥfeżu eḫânâ venezdâdü keyle be`îr. ẕâlike keylüy yesîr |
Muslim Shahin Esyalarını actıklarında sermayelerinin kendilerine geri verildigini gorduler. Dediler ki: Ey babamız! Daha ne istiyoruz. Iste sermayemiz de bize geri verilmis. (Onunla yine) ailemize yiyecek getiririz, kardesimizi koruruz ve bir deve yuku de fazla alırız. Cunku bu (seferki aldıgımız) az bir miktardır |
Muslim Shahin Eşyalarını açtıklarında sermayelerinin kendilerine geri verildiğini gördüler. Dediler ki: Ey babamız! Daha ne istiyoruz. İşte sermâyemiz de bize geri verilmiş. (Onunla yine) ailemize yiyecek getiririz, kardeşimizi koruruz ve bir deve yükü de fazla alırız. Çünkü bu (seferki aldığımız) az bir miktardır |
Saban Piris Yuklerini acınca karsılık olarak goturdukleri sermayelerinin kendilerine iade edilmis oldugunu gorduler. -Ey babamız! Daha ne isteriz; iste sermayemiz de bize iade edilmis; ailemize onunla yine yiyecek getirir, kardesimizi de korur ve bir deve yuku de artırmıs oluruz; esasen bu az bir seydir, dediler |
Saban Piris Yüklerini açınca karşılık olarak götürdükleri sermayelerinin kendilerine iade edilmiş olduğunu gördüler. -Ey babamız! Daha ne isteriz; işte sermayemiz de bize iade edilmiş; ailemize onunla yine yiyecek getirir, kardeşimizi de korur ve bir deve yükü de artırmış oluruz; esasen bu az bir şeydir, dediler |