Quran with Turkish_Ibni_Kesir translation - Surah An-Nur ayat 62 - النور - Page - Juz 18
﴿إِنَّمَا ٱلۡمُؤۡمِنُونَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ بِٱللَّهِ وَرَسُولِهِۦ وَإِذَا كَانُواْ مَعَهُۥ عَلَىٰٓ أَمۡرٖ جَامِعٖ لَّمۡ يَذۡهَبُواْ حَتَّىٰ يَسۡتَـٔۡذِنُوهُۚ إِنَّ ٱلَّذِينَ يَسۡتَـٔۡذِنُونَكَ أُوْلَٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ يُؤۡمِنُونَ بِٱللَّهِ وَرَسُولِهِۦۚ فَإِذَا ٱسۡتَـٔۡذَنُوكَ لِبَعۡضِ شَأۡنِهِمۡ فَأۡذَن لِّمَن شِئۡتَ مِنۡهُمۡ وَٱسۡتَغۡفِرۡ لَهُمُ ٱللَّهَۚ إِنَّ ٱللَّهَ غَفُورٞ رَّحِيمٞ ﴾
[النور: 62]
﴿إنما المؤمنون الذين آمنوا بالله ورسوله وإذا كانوا معه على أمر جامع﴾ [النور: 62]
Ibni Kesir Mü´minler; ancak Allah´a ve Rasulüne iman edenler ve peygamberle birlikte bir işe karar vermek için toplandıklarında, ondan izin isteyip alıncaya kadar ayrılıp gitmeyenlerdir. Gerçekten senden izin isteyenler; işte onlar, Allah´a ve Rasulüne iman edenlerdir. Bir takım işleri için senden izin isterlerse içlerinden dilediğine izin ver ve Allah´tan onların bağışlanmalarını dile. Şüphesiz ki Allah; Gafur´dur, Rahim´dir |
Gultekin Onan Inanclılar o kimselerdir ki, Tanrı´ya ve elcisine inananlar, onunla birlikte toplu(mu ilgilendiren) bir buyruk uzerinde iken, ondan izin alıncaya kadar bırakıp gitmeyenlerdir. Gercekten, senden izin alanlar, iste onlar Tanrı´ya ve elcisine inananlardır. Boylelikle, senden kendi bazı isleri icin izin istedikleri zaman, dilediklerine izin ver ve onlar icin Tanrı´dan bagıslanma dile. Suphesiz Tanrı bagıslayandır, esirgeyendir |
Gultekin Onan İnançlılar o kimselerdir ki, Tanrı´ya ve elçisine inananlar, onunla birlikte toplu(mu ilgilendiren) bir buyruk üzerinde iken, ondan izin alıncaya kadar bırakıp gitmeyenlerdir. Gerçekten, senden izin alanlar, işte onlar Tanrı´ya ve elçisine inananlardır. Böylelikle, senden kendi bazı işleri için izin istedikleri zaman, dilediklerine izin ver ve onlar için Tanrı´dan bağışlanma dile. Şüphesiz Tanrı bağışlayandır, esirgeyendir |
Hasan Basri Cantay Mu´minler ancak Allaha ve resulune iman edenler ve onun (peygamberin) maiyyetinde cem´iyyetli bir is uzerinde bulundukları vakit ondan izin isteyib alıncaya kadar (bırakıb) gitmeyenlerdir. Hakıykat, senden izin isteyenler (yok mu?) onlar Allaha ve resulune iman edenlerdir. O halde ba´zı isleri icin senden izin istedikleri zaman sen de onlardan diledigin kimseye destur ver ve kendileri icin Allahdan magfiret iste. Cunku Allah, cok yarlıgayıcıdır, cok esirgeyicidir |
Hasan Basri Cantay Mü´minler ancak Allaha ve resulüne îman edenler ve onun (peygamberin) maiyyetinde cem´iyyetli bir iş üzerinde bulundukları vakit ondan izin isteyib alıncaya kadar (bırakıb) gitmeyenlerdir. Hakıykat, senden izin isteyenler (yok mu?) onlar Allaha ve resulüne îman edenlerdir. O halde ba´zı işleri için senden izin istedikleri zaman sen de onlardan dilediğin kimseye destur ver ve kendileri için Allahdan mağfiret iste. Çünkü Allah, çok yarlığayıcıdır, çok esirgeyicidir |
Iskender Ali Mihr Ancak Allah´a ve O´nun Resul´une iman etmis olan mu´minler, bir is icin onunla beraber toplandıkları zaman ondan izin istemedikce gitmezler. Muhakkak ki senden izin isteyenler, iste onlar, Allah´a ve O´nun Resul´une iman edenlerdir. Oyleyse onlar bazı isleri icin senden izin istedikleri zaman onlardan diledigin kimseye izin ver. Ve onlar icin Allah´tan magfiret dile. Muhakkak ki Allah, Gafur´dur (magfiret edendir), Rahim´dir (rahim esması ile tecelli edendir) |
Iskender Ali Mihr Ancak Allah´a ve O´nun Resûl´üne îmân etmiş olan mü´minler, bir iş için onunla beraber toplandıkları zaman ondan izin istemedikçe gitmezler. Muhakkak ki senden izin isteyenler, işte onlar, Allah´a ve O´nun Resûl´üne îmân edenlerdir. Öyleyse onlar bazı işleri için senden izin istedikleri zaman onlardan dilediğin kimseye izin ver. Ve onlar için Allah´tan mağfiret dile. Muhakkak ki Allah, Gafur´dur (mağfiret edendir), Rahîm´dir (rahîm esması ile tecelli edendir) |