Quran with Turkish_Alphabet translation - Surah Yusuf ayat 111 - يُوسُف - Page - Juz 13
﴿لَقَدۡ كَانَ فِي قَصَصِهِمۡ عِبۡرَةٞ لِّأُوْلِي ٱلۡأَلۡبَٰبِۗ مَا كَانَ حَدِيثٗا يُفۡتَرَىٰ وَلَٰكِن تَصۡدِيقَ ٱلَّذِي بَيۡنَ يَدَيۡهِ وَتَفۡصِيلَ كُلِّ شَيۡءٖ وَهُدٗى وَرَحۡمَةٗ لِّقَوۡمٖ يُؤۡمِنُونَ ﴾
[يُوسُف: 111]
﴿لقد كان في قصصهم عبرة لأولي الألباب ما كان حديثا يفترى ولكن﴾ [يُوسُف: 111]
Latin Alphabet Le kad kane fı kasasıhum ıbratul li ulil elbab ma kane hadısey yuftera ve lakin tasdıkallezı beyne yedeyhi ve tefsıyle kulli sey´iv ve hudev ve rahmetel li kavmiy yu´minun |
Latin Alphabet Lekad kane fi kasasıhim ibretun li ulil elbab(elbabi), ma kane hadisen yuftera ve lakin tasdikallezi beyne yedeyhi ve tafsile kulli sey’in ve huden ve rahmeten li kavmin yu’minun(yu’minune) |
Latin Alphabet Lekad kâne fî kasasıhim ibretun li ûlîl elbâb(elbâbi), mâ kâne hadîsen yufterâ ve lâkin tasdîkallezî beyne yedeyhi ve tafsîle kulli şey’in ve huden ve rahmeten li kavmin yu’minûn(yu’minûne) |
Muhammed Esed Gercek su ki, bu insanların kıssalarında kendilerine kavrayıs yetenegi verilmis kimseler icin mutlaka cıkarılacak bir ders vardır. (Vahye gelince,) o hicbir sekilde (insan tarafından) uydurulmus bir soz olamaz: tersine, o, kendisinden onceki vahiylerden dogru ve gercek adına ne kalmıssa dogrulayan ve inanmak isteyen insanlara her seyi acık secik bir bicimde dile getiren, hidayet ve rahmet (bahseden ilahi bir metin)dir |
Muhammed Esed Gerçek şu ki, bu insanların kıssalarında kendilerine kavrayış yeteneği verilmiş kimseler için mutlaka çıkarılacak bir ders vardır. (Vahye gelince,) o hiçbir şekilde (insan tarafından) uydurulmuş bir söz olamaz: tersine, o, kendisinden önceki vahiylerden doğru ve gerçek adına ne kalmışsa doğrulayan ve inanmak isteyen insanlara her şeyi açık seçik bir biçimde dile getiren, hidayet ve rahmet (bahşeden ilahi bir metin)dir |
Muhammet Abay lekad kane fi kasasihim `ibratul liuli-l'elbab. ma kane hadisey yuftera velakin tasdika-llezi beyne yedeyhi vetefsile kulli sey'iv vehudev verahmetel likavmiy yu'minun |
Muhammet Abay leḳad kâne fî ḳaṣaṣihim `ibratül liüli-l'elbâb. mâ kâne ḥadîŝey yüfterâ velâkin taṣdîḳa-lleẕî beyne yedeyhi vetefṣîle külli şey'iv vehüdev veraḥmetel liḳavmiy yü'minûn |
Muslim Shahin Andolsun onların (gecmis peygamberler ve ummetlerinin) kıssalarında akıl sahipleri icin pek cok ibretler vardır. (Bu Kur'an) uydurulabilecek bir soz degildir. Fakat o, kendinden oncekileri tasdik eden, her seyi acıklayan (bir kitaptır); iman eden toplum icin bir rahmet ve bir hidayettir |
Muslim Shahin Andolsun onların (geçmiş peygamberler ve ümmetlerinin) kıssalarında akıl sahipleri için pek çok ibretler vardır. (Bu Kur'an) uydurulabilecek bir söz değildir. Fakat o, kendinden öncekileri tasdik eden, her şeyi açıklayan (bir kitaptır); iman eden toplum için bir rahmet ve bir hidayettir |
Saban Piris Andolsun ki, peygamberlerin kıssalarında, sagduyu sahipleri icin ibretler vardır. Bu, uydurma bir soz degildir. Kendinden onceki Kitabları tasdik eden, iman eden bir toplum icin her seyi acıklayan, dogru yolu gosteren bir rehber ve rahmettir |
Saban Piris Andolsun ki, peygamberlerin kıssalarında, sağduyu sahipleri için ibretler vardır. Bu, uydurma bir söz değildir. Kendinden önceki Kitabları tasdik eden, iman eden bir toplum için her şeyi açıklayan, doğru yolu gösteren bir rehber ve rahmettir |