Quran with Turkish_Alphabet translation - Surah al-‘Imran ayat 180 - آل عِمران - Page - Juz 4
﴿وَلَا يَحۡسَبَنَّ ٱلَّذِينَ يَبۡخَلُونَ بِمَآ ءَاتَىٰهُمُ ٱللَّهُ مِن فَضۡلِهِۦ هُوَ خَيۡرٗا لَّهُمۖ بَلۡ هُوَ شَرّٞ لَّهُمۡۖ سَيُطَوَّقُونَ مَا بَخِلُواْ بِهِۦ يَوۡمَ ٱلۡقِيَٰمَةِۗ وَلِلَّهِ مِيرَٰثُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِۗ وَٱللَّهُ بِمَا تَعۡمَلُونَ خَبِيرٞ ﴾
[آل عِمران: 180]
﴿ولا يحسبن الذين يبخلون بما آتاهم الله من فضله هو خيرا لهم﴾ [آل عِمران: 180]
Latin Alphabet Ve la yahsebennellezıne yebhalune bi ma atahumullahu min fadlihı huve hayral lehum* bel huve serrul lehum* seyutavvekune ma behılu bihı yevmel kıyameh* ve lillah mırasus semavati vel ard* vallahu bi ma ta´melune habır |
Latin Alphabet Ve la yahsebennellezine yebhalune bi ma atahumullahu min fadlıhi huve hayran lehum, bel huve serrun lehum se yutavvekune ma bahilu bihi yevmel kıyameh(kıyameti), ve lillahi mirasus semavati vel ard(ardı), vallahu bi ma ta’melune habir(habirun) |
Latin Alphabet Ve lâ yahsebennellezîne yebhalûne bi mâ âtâhumullâhu min fadlıhî huve hayran lehum, bel huve şerrun lehum se yutavvekûne mâ bahilû bihî yevmel kıyâmeh(kıyâmeti), ve lillâhi mîrâsus semâvâti vel ard(ardı), vallâhu bi mâ ta’melûne habîr(habîrun) |
Muhammed Esed Onlar, -Allah´ın, lutfundan kendilerine verdiklerine cimrice sarılanlar- bunun kendileri icin hayırlı oldugunu sanmasınlar: Aksine, bu onlar icin kotudur. (Bu kadar) cimrice sarıldıkları sey, Kıyamet Gunu boyunlarına asılacaktır: Zira, goklerin ve yerin mirası (yalnız) Allah´a aittir: Ve Allah, yaptıgınız her seyden haberdardır |
Muhammed Esed Onlar, -Allah´ın, lütfundan kendilerine verdiklerine cimrice sarılanlar- bunun kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar: Aksine, bu onlar için kötüdür. (Bu kadar) cimrice sarıldıkları şey, Kıyamet Günü boyunlarına asılacaktır: Zira, göklerin ve yerin mirası (yalnız) Allah´a aittir: Ve Allah, yaptığınız her şeyden haberdardır |
Muhammet Abay vela yahsebenne-llezine yebhalune bima atahumu-llahu min fadlihi huve hayral lehum. bel huve serrul lehum. seyutavvekune ma behilu bihi yevme-lkiyameh. velillahi mirasu-ssemavati vel'ard. vellahu bima ta`melune habir |
Muhammet Abay velâ yaḥsebenne-lleẕîne yebḫalûne bimâ âtâhümü-llâhü min faḍlihî hüve ḫayral lehüm. bel hüve şerrul lehüm. seyüṭavveḳûne mâ beḫilû bihî yevme-lḳiyâmeh. velillâhi mîrâŝü-ssemâvâti vel'arḍ. vellâhü bimâ ta`melûne ḫabîr |
Muslim Shahin Allah'ın fazlından kendilerine verdigi nimetten (Allah yolunda sarf etmeyip) cimrilik edenler, bu (nimet bollugu)nun, kendileri icin hayır oldugunu sanmasınlar. Aksine bu, onlar icin serdir. Cimrilik ettikleri o sey, Kıyamet Gunu boyunlarına dolanacaktır. Goklerin ve yerin mirası Allah'ındır. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır |
Muslim Shahin Allah'ın fazlından kendilerine verdiği nimetten (Allah yolunda sarf etmeyip) cimrilik edenler, bu (nimet bolluğu)nun, kendileri için hayır olduğunu sanmasınlar. Aksine bu, onlar için şerdir. Cimrilik ettikleri o şey, Kıyâmet Günü boyunlarına dolanacaktır. Göklerin ve yerin mirası Allah'ındır. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdârdır |
Saban Piris Allah’ın kendilerine fazlından verdigi seylerde cimrilik edenler, bunu kendileri icin hayırlı sanmasınlar, aksine bu onlar icin serdir. Kıyamet gunu cimrilik ettikleri seyler boyunlarına dolanacaktır. Goklerin ve yerin mirası Allah’ındır. Allah, yaptıklarınızdan haberdardır |
Saban Piris Allah’ın kendilerine fazlından verdiği şeylerde cimrilik edenler, bunu kendileri için hayırlı sanmasınlar, aksine bu onlar için şerdir. Kıyamet günü cimrilik ettikleri şeyler boyunlarına dolanacaktır. Göklerin ve yerin mirası Allah’ındır. Allah, yaptıklarınızdan haberdardır |