Quran with Turkish_Alphabet translation - Surah At-Taubah ayat 127 - التوبَة - Page - Juz 11
﴿وَإِذَا مَآ أُنزِلَتۡ سُورَةٞ نَّظَرَ بَعۡضُهُمۡ إِلَىٰ بَعۡضٍ هَلۡ يَرَىٰكُم مِّنۡ أَحَدٖ ثُمَّ ٱنصَرَفُواْۚ صَرَفَ ٱللَّهُ قُلُوبَهُم بِأَنَّهُمۡ قَوۡمٞ لَّا يَفۡقَهُونَ ﴾
[التوبَة: 127]
﴿وإذا ما أنـزلت سورة نظر بعضهم إلى بعض هل يراكم من أحد﴾ [التوبَة: 127]
Latin Alphabet Ve iza ma unzilet suratun nezara ba´duhum ila ba´d hel yerakum min ehadin summensarafu sarafellahu kulubehum bi ennehum kavmul la yefkahun |
Latin Alphabet Ve iza ma unzilet suretun nazara ba’duhum ila ba’d(ba’din), hel yerakum min ehadin summensarafu, sarafallahu kulubehum bi ennehum kavmun la yefkahun(yefkahune) |
Latin Alphabet Ve îzâ mâ unzilet sûretun nazara ba’duhum ilâ ba’d(ba’din), hel yerâkum min ehadin summensarafû, sarafallâhu kulûbehum bi ennehum kavmun lâ yefkahûn(yefkahûne) |
Muhammed Esed (Oyle ki,) ne zaman bir sure indirilse, "Kalplerinizde olanı bilebilecek biri mi var?" (der gibi) birbirlerine bakıyor, sonra da donup gidiyorlar. (Oysa) Allah dondurmustur onların kalplerini (haktan), cunku onu kavrayamayacak bir topluluktur onlar |
Muhammed Esed (Öyle ki,) ne zaman bir sure indirilse, "Kalplerinizde olanı bilebilecek biri mi var?" (der gibi) birbirlerine bakıyor, sonra da dönüp gidiyorlar. (Oysa) Allah döndürmüştür onların kalplerini (haktan), çünkü onu kavrayamayacak bir topluluktur onlar |
Muhammet Abay veiza ma unzilet suratun nezara ba`duhum ila ba`d. hel yerakum min ehadin summe-nsarafu. sarafe-llahu kulubehum biennehum kavmul la yefkahun |
Muhammet Abay veiẕâ mâ ünzilet sûratün neżara ba`ḍuhüm ilâ ba`ḍ. hel yerâküm min eḥadin ŝümme-nṣarafû. ṣarafe-llâhü ḳulûbehüm biennehüm ḳavmül lâ yefḳahûn |
Muslim Shahin Bir sure indirildigi zaman, (goz kırpıp alay ederek) birbirlerine bakar (ve): (Cevreden) sizi birisi goruyor mu? diye sorarlar, sonra da (sıvısıp) giderler. Anlamayan bir kavim oldukları icin Allah onların kalplerini (imandan) cevirmistir |
Muslim Shahin Bir sûre indirildiği zaman, (göz kırpıp alay ederek) birbirlerine bakar (ve): (Çevreden) sizi birisi görüyor mu? diye sorarlar, sonra da (sıvışıp) giderler. Anlamayan bir kavim oldukları için Allah onların kalplerini (imandan) çevirmiştir |
Saban Piris Bir sure inince, -Sizi bir kimse goruyor mu? diye birbirlerine bakarlar, sonra donup giderler. Allah, anlayıssız bir topluluk oldukları icin onların kalplerini (imandan) uzaklastırmıstır |
Saban Piris Bir sûre inince, -Sizi bir kimse görüyor mu? diye birbirlerine bakarlar, sonra dönüp giderler. Allah, anlayışsız bir topluluk oldukları için onların kalplerini (imandan) uzaklaştırmıştır |