Quran with Turkish_Alphabet translation - Surah At-Taubah ayat 42 - التوبَة - Page - Juz 10
﴿لَوۡ كَانَ عَرَضٗا قَرِيبٗا وَسَفَرٗا قَاصِدٗا لَّٱتَّبَعُوكَ وَلَٰكِنۢ بَعُدَتۡ عَلَيۡهِمُ ٱلشُّقَّةُۚ وَسَيَحۡلِفُونَ بِٱللَّهِ لَوِ ٱسۡتَطَعۡنَا لَخَرَجۡنَا مَعَكُمۡ يُهۡلِكُونَ أَنفُسَهُمۡ وَٱللَّهُ يَعۡلَمُ إِنَّهُمۡ لَكَٰذِبُونَ ﴾
[التوبَة: 42]
﴿لو كان عرضا قريبا وسفرا قاصدا لاتبعوك ولكن بعدت عليهم الشقة وسيحلفون﴾ [التوبَة: 42]
Latin Alphabet Lev kane aradan karıbev ve seferan kasıdel lettebeuke ve lakim beudet aleyhimus sukkah ve se yahlifune billahi levisteta´na le haracna meakum yuhlikune enfusehum vallahu ya´lemu innehum le kazibun |
Latin Alphabet Lev kane aradan kariben ve seferen kasıden lettebeuke ve lakin beudet aleyhimus sukkah(sukkatu), ve seyahlifune billahi levisteta´na leharecna meakum, yuhlikune enfusehum, vallahu ya´lemu innehum le kazibun(kazibune) |
Latin Alphabet Lev kâne aradan karîben ve seferen kâsıden lettebeûke ve lâkin beudet aleyhimuş şukkah(şukkatu), ve seyahlifûne billâhi levisteta´nâ leharecnâ meakum, yuhlikûne enfusehum, vallâhu ya´lemu innehum le kâzibûn(kâzibûne) |
Muhammed Esed Ortada umulmadık turden bir kazanc ve kolay bir sefer (umudu) olsaydı, (ey Peygamber) kuskusuz, arkadan gelirlerdi; fakat cıkılacak yol onlara cok uzun geldi. (Bu yetmiyormus gibi), bir de (ey inananlar, sizin donusunuzden sonra) o (sefere katılmayan) kimseler, Allaha yemin edip (bu yalan yeminle) kendilerini tehlikeye sokarak: "Gucumuz olsaydı, mutlaka sizinle beraber cıkardık" diyecekler: Oysa Allah, onların dupeduz yalan soylediklerini elbette biliyor |
Muhammed Esed Ortada umulmadık türden bir kazanç ve kolay bir sefer (umudu) olsaydı, (ey Peygamber) kuşkusuz, arkadan gelirlerdi; fakat çıkılacak yol onlara çok uzun geldi. (Bu yetmiyormuş gibi), bir de (ey inananlar, sizin dönüşünüzden sonra) o (sefere katılmayan) kimseler, Allaha yemin edip (bu yalan yeminle) kendilerini tehlikeye sokarak: "Gücümüz olsaydı, mutlaka sizinle beraber çıkardık" diyecekler: Oysa Allah, onların düpedüz yalan söylediklerini elbette biliyor |
Muhammet Abay lev kane `aradan karibev veseferan kasidel lettebe`uke velakim be`udet `aleyhimu-ssukkah. veseyahlifune billahi levi-steta`na leharacna me`akum. yuhlikune enfusehum. vellahu ya`lemu innehum lekazibun |
Muhammet Abay lev kâne `araḍan ḳarîbev veseferan ḳâṣidel lettebe`ûke velâkim be`udet `aleyhimü-şşüḳḳah. veseyaḥlifûne billâhi levi-steṭa`nâ leḫaracnâ me`aküm. yühlikûne enfüsehüm. vellâhü ya`lemü innehüm lekâẕibûn |
Muslim Shahin Eger yakın bir dunya malı ve kolay bir yolculuk olsaydı (o munafıklar) mutlaka sana uyup pesinden gelirlerdi. Fakat mesakkatli yol onlara uzak geldi. Gerci onlar, «Gucumuz yetseydi mutlaka sizinle beraber cıkardık» diye kendilerini helak edercesine Allah'a yemin edecekler. Halbuki Allah onların mutlaka yalancı olduklarını biliyor |
Muslim Shahin Eğer yakın bir dünya malı ve kolay bir yolculuk olsaydı (o münafıklar) mutlaka sana uyup peşinden gelirlerdi. Fakat meşakkatli yol onlara uzak geldi. Gerçi onlar, «Gücümüz yetseydi mutlaka sizinle beraber çıkardık» diye kendilerini helâk edercesine Allah'a yemin edecekler. Halbuki Allah onların mutlaka yalancı olduklarını biliyor |
Saban Piris Kolay bir kazanc, normal bir yolculuk olsaydı sana uyarlardı. Fakat, mesakkat onlara uzak geldi. ‘Gucumuz yetseydi sizinle beraber cıkardık.’ diye Allah’a yemin edeceklerdir. Kendilerini helak ediyorlar. Allah, gercekten onların yalancı oldugunu biliyor |
Saban Piris Kolay bir kazanç, normal bir yolculuk olsaydı sana uyarlardı. Fakat, meşakkat onlara uzak geldi. ‘Gücümüz yetseydi sizinle beraber çıkardık.’ diye Allah’a yemin edeceklerdir. Kendilerini helak ediyorlar. Allah, gerçekten onların yalancı olduğunu biliyor |