Quran with Turkish_Tefhim translation - Surah Al-Furqan ayat 40 - الفُرقَان - Page - Juz 19
﴿وَلَقَدۡ أَتَوۡاْ عَلَى ٱلۡقَرۡيَةِ ٱلَّتِيٓ أُمۡطِرَتۡ مَطَرَ ٱلسَّوۡءِۚ أَفَلَمۡ يَكُونُواْ يَرَوۡنَهَاۚ بَلۡ كَانُواْ لَا يَرۡجُونَ نُشُورٗا ﴾
[الفُرقَان: 40]
﴿ولقد أتوا على القرية التي أمطرت مطر السوء أفلم يكونوا يرونها بل﴾ [الفُرقَان: 40]
| Shaban Britch Andolsun (bu Mekkeli müşrikler) taş yağmuruna tutulmuş olan o beldeye uğramışlardır. Peki onu görmüyorlar mıydı? Hayır, onlar yeniden dirilişi ummuyorlar |
| Suat Yildirim Su Kureys musrikleri, bela yagmuruna tutulan, ustune tas yagdırılan sehire de vardılar. Peki, orada olup biteni fark etmediler mi?Dogrusu onlar oldukten sonra diriltileceklerini hic dusunmezler. [ |
| Suat Yildirim Şu Kureyş müşrikleri, belâ yağmuruna tutulan, üstüne taş yağdırılan şehire de vardılar. Peki, orada olup biteni fark etmediler mi?Doğrusu onlar öldükten sonra diriltileceklerini hiç düşünmezler. [ |
| Suleyman Ates (Su Kureys musrikleri) bela yagmuruna tutulan, (ustune tas yagdırılan) kente vardılar. Onun durumunu gormuyorlar mıydı (ki ibret alsınlar)? Hayır, onlar (oldukten sonra) tekrar dirilip kalkmayı ummuyorlar |