Quran with Turkish translation - Surah Al-Qalam ayat 44 - القَلَم - Page - Juz 29
﴿فَذَرۡنِي وَمَن يُكَذِّبُ بِهَٰذَا ٱلۡحَدِيثِۖ سَنَسۡتَدۡرِجُهُم مِّنۡ حَيۡثُ لَا يَعۡلَمُونَ ﴾
[القَلَم: 44]
﴿فذرني ومن يكذب بهذا الحديث سنستدرجهم من حيث لا يعلمون﴾ [القَلَم: 44]
Abdulbaki Golpinarli Artık sen, bu sozu yalanlayanı bırak bana, biz onları yavasyavas, hic bilmedikleri yerden cehenneme cekerdururuz |
Adem Ugur (Resulum!) Sen bu sozu (Kur´an´ı) yalan sayanı bana bırak (kendini uzme). Biz onları, bilmedikleri bir yonden yavas yavas azaba yaklastırıyoruz |
Adem Ugur (Resûlüm!) Sen bu sözü (Kur´an´ı) yalan sayanı bana bırak (kendini üzme). Biz onları, bilmedikleri bir yönden yavaş yavaş azaba yaklaştırıyoruz |
Ali Bulac Artık bu sozu yalan sayanı sen Bana bırak. Biz onları, bilmeyecekleri bir yonden derece derece (azaba) yaklastıracagız |
Ali Bulac Artık bu sözü yalan sayanı sen Bana bırak. Biz onları, bilmeyecekleri bir yönden derece derece (azaba) yaklaştıracağız |
Ali Fikri Yavuz O halde (Ey Rasulum), bu Kur’an’ı yalan sayanları bana bırak, (sen kalbini onlarla mesgul etme. Ben onların hakkından gelirim). Biz, onları, bilemiyecekleri yonden derece derece azaba yaklastırırız; (Onlara sıhhat ve bol nimet veririz de, onu haklarında iyi zannederler. Halbuki o kafirlere verdigimiz bu muhletin sonu fecidir) |
Ali Fikri Yavuz O halde (Ey Rasûlüm), bu Kur’an’ı yalan sayanları bana bırak, (sen kalbini onlarla meşgul etme. Ben onların hakkından gelirim). Biz, onları, bilemiyecekleri yönden derece derece azaba yaklaştırırız; (Onlara sıhhat ve bol nimet veririz de, onu haklarında iyi zannederler. Halbuki o kâfirlere verdiğimiz bu mühletin sonu fecidir) |
Celal Y Ld R M Artık bu sozu yalanlayanı bana bırak; biz, onları bilmedikleri cihetten kademe kademe surukleyip (azaba) yaklastırırız |
Celal Y Ld R M Artık bu sözü yalanlayanı bana bırak; biz, onları bilmedikleri cihetten kademe kademe sürükleyip (azaba) yaklaştırırız |