×

Kale le kad alimte ma enzele haülai illa rabbüs semavati vel erdı 17:102 Turkish_Alphabet translation

Quran infoTurkish_AlphabetSurah Al-Isra’ ⮕ (17:102) ayat 102 in Turkish_Alphabet

17:102 Surah Al-Isra’ ayat 102 in Turkish_Alphabet (الحروف التركية)

Quran with Turkish_Alphabet translation - Surah Al-Isra’ ayat 102 - الإسرَاء - Page - Juz 15

﴿قَالَ لَقَدۡ عَلِمۡتَ مَآ أَنزَلَ هَٰٓؤُلَآءِ إِلَّا رَبُّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِ بَصَآئِرَ وَإِنِّي لَأَظُنُّكَ يَٰفِرۡعَوۡنُ مَثۡبُورٗا ﴾
[الإسرَاء: 102]

Kale le kad alimte ma enzele haülai illa rabbüs semavati vel erdı besair ve innı le ezunnüke ya fir´avnü mesbura

❮ Previous Next ❯

ترجمة: قال لقد علمت ما أنـزل هؤلاء إلا رب السموات والأرض بصائر وإني, باللغة الحروف التركية

﴿قال لقد علمت ما أنـزل هؤلاء إلا رب السموات والأرض بصائر وإني﴾ [الإسرَاء: 102]

Latin Alphabet
Kale le kad alimte ma enzele haulai illa rabbus semavati vel erdı besair ve innı le ezunnuke ya fir´avnu mesbura
Latin Alphabet
Kale lekad alimte ma enzele haulai illa rabbus semavati vel ardı basair(basaire), ve inni le ezunnuke ya fir’avnu mesbura(mesburan)
Latin Alphabet
Kâle lekad alimte mâ enzele hâulâi illâ rabbus semâvâti vel ardı basâir(basâire), ve innî le ezunnuke yâ fir’avnu mesbûrâ(mesbûran)
Muhammed Esed
(Musa) da ona: "Bu (mucizevi olguları, sana) uyarıcı, aydınlatıcı belirtiler olarak goklerin ve yerin (gercek) sahibinden baskasının indiremeyecegini pekala biliyorsun!" diye karsılık verdi, "Ve ey Firavun, (onları dogru degerlendirme yolunu secmedigin icin) ben de senin butunuyle ziyan icinde oldugunu dusunuyorum
Muhammed Esed
(Musa) da ona: "Bu (mucizevi olguları, sana) uyarıcı, aydınlatıcı belirtiler olarak göklerin ve yerin (gerçek) sahibinden başkasının indiremeyeceğini pekala biliyorsun!" diye karşılık verdi, "Ve ey Firavun, (onları doğru değerlendirme yolunu seçmediğin için) ben de senin bütünüyle ziyan içinde olduğunu düşünüyorum
Muhammet Abay
kale lekad `alimte ma enzele haulai illa rabbu-ssemavati vel'ardi besair. veinni leezunnuke ya fir`avnu mesbura
Muhammet Abay
ḳâle leḳad `alimte mâ enzele hâülâi illâ rabbü-ssemâvâti vel'arḍi beṣâir. veinnî leeżunnüke yâ fir`avnü meŝbûrâ
Muslim Shahin
(Musa Firavuna:) «Pekala biliyorsun ki, dedi, bunları, birer ibret olmak uzere, ancak, goklerin ve yerin Rabbi indirdi. Ey Firavun! Ben de senin hakikaten mahvoldugunu sanıyorum!»
Muslim Shahin
(Musa Firavuna:) «Pekâlâ biliyorsun ki, dedi, bunları, birer ibret olmak üzere, ancak, göklerin ve yerin Rabbi indirdi. Ey Firavun! Ben de senin hakikaten mahvolduğunu sanıyorum!»
Saban Piris
Musa da ona: -Elbette bunları deliller olarak goklerin ve yerin Rabbinden baskasının indirmedigini bilirsin. Ben de kesinlikle senin mahvolacagını zannediyorum ey Firavun! dedi
Saban Piris
Musa da ona: -Elbette bunları deliller olarak göklerin ve yerin Rabbinden başkasının indirmediğini bilirsin. Ben de kesinlikle senin mahvolacağını zannediyorum ey Firavun! dedi
❮ Previous Next ❯

Verse in more languages

Transliteration Bangla Bosnian German English Persian French Hindi Indonesian Kazakh Dutch Russian Spanish Turkish Urdu Uzbek