Quran with Turkish translation - Surah Al-Mu’minun ayat 46 - المؤمنُون - Page - Juz 18
﴿إِلَىٰ فِرۡعَوۡنَ وَمَلَإِيْهِۦ فَٱسۡتَكۡبَرُواْ وَكَانُواْ قَوۡمًا عَالِينَ ﴾
[المؤمنُون: 46]
﴿إلى فرعون وملئه فاستكبروا وكانوا قوما عالين﴾ [المؤمنُون: 46]
Abdulbaki Golpinarli Firavun'a ve kavminin ileri gelenlerine, ululanmak istediler ve kibirli bir topluluktu onlar |
Adem Ugur Firavun´a ve ileri gelenlerine de (gonderdik). Onlar ise kibire kapıldılar ve ululuk taslayan bir kavim oldular |
Adem Ugur Firavun´a ve ileri gelenlerine de (gönderdik). Onlar ise kibire kapıldılar ve ululuk taslayan bir kavim oldular |
Ali Bulac Firavun'a ve ileri gelen cevresine; fakat onlar buyuklendiler. Onlar, 'buyuklenen-zorba' bir topluluktu |
Ali Bulac Firavun'a ve ileri gelen çevresine; fakat onlar büyüklendiler. Onlar, 'büyüklenen-zorba' bir topluluktu |
Ali Fikri Yavuz Sonra Musa ile kardesi Harun’u, mucizelerimizle ve acık bir huccetle, Firavun’a ve onun ileri gelenlerine gonderdik de bunlar, (iman etmeyi) kibirlerine yediremediler. Onlar buyuklenen bir kavimdiler |
Ali Fikri Yavuz Sonra Mûsa ile kardeşi Harûn’u, mucizelerimizle ve açık bir hüccetle, Firavun’a ve onun ileri gelenlerine gönderdik de bunlar, (iman etmeyi) kibirlerine yediremediler. Onlar büyüklenen bir kavimdiler |
Celal Y Ld R M Sonra da Musa ile kardesi Harun´u, Fir´avn´a ve onun yandaslarına mu´cizelerle ve cok acık belge ve delillerle gonderdik. Onlar ise buyukluk tasladılar. Zaten dik baslı, kendilerini cok yukseklerde goren bir milletti |
Celal Y Ld R M Sonra da Musâ ile kardeşi Harun´u, Fir´avn´a ve onun yandaşlarına mu´cizelerle ve çok açık belge ve delillerle gönderdik. Onlar ise büyüklük tasladılar. Zaten dik başlı, kendilerini çok yükseklerde gören bir milletti |