Quran with Turkish translation - Surah Al-Ahqaf ayat 24 - الأحقَاف - Page - Juz 26
﴿فَلَمَّا رَأَوۡهُ عَارِضٗا مُّسۡتَقۡبِلَ أَوۡدِيَتِهِمۡ قَالُواْ هَٰذَا عَارِضٞ مُّمۡطِرُنَاۚ بَلۡ هُوَ مَا ٱسۡتَعۡجَلۡتُم بِهِۦۖ رِيحٞ فِيهَا عَذَابٌ أَلِيمٞ ﴾
[الأحقَاف: 24]
﴿فلما رأوه عارضا مستقبل أوديتهم قالوا هذا عارض ممطرنا بل هو ما﴾ [الأحقَاف: 24]
Abdulbaki Golpinarli O bulutun, vadilerine dogru gelmekte oldugunu gorunce bu demislerdi, bize yagmur getiren bulut. Hayır, o, carcabuk gelmesini istediginiz sey, bir yel ki onda elemli bir azap var |
Adem Ugur Nihayet onu, vadilerine dogru yayılan bir bulut seklinde gorunce: Bu bize yagmur yagdıracak yaygın bir buluttur, dediler. Hayır! O, sizin acele gelmesini istediginiz seydir. Icinde acı azap bulunan bir ruzgardır |
Adem Ugur Nihayet onu, vâdilerine doğru yayılan bir bulut şeklinde görünce: Bu bize yağmur yağdıracak yaygın bir buluttur, dediler. Hayır! O, sizin acele gelmesini istediğiniz şeydir. İçinde acı azap bulunan bir rüzgârdır |
Ali Bulac Derken, onu (azabı) vadilerine dogru yonelerek gelen bir bulut seklinde gordukleri zaman, "Bu bize yagmur yagdıracak bir buluttur" dediler. Hayır, o, kendisi icin acele ettiginiz seydir. Bir ruzgar; onda acı bir azap vardır |
Ali Bulac Derken, onu (azabı) vadilerine doğru yönelerek gelen bir bulut şeklinde gördükleri zaman, "Bu bize yağmur yağdıracak bir buluttur" dediler. Hayır, o, kendisi için acele ettiğiniz şeydir. Bir rüzgar; onda acı bir azap vardır |
Ali Fikri Yavuz Vakta ki, o korkutuldukları azabı, (bulundukları) vadilerine dogru gelen bir bulut halinde gorduler, dediler ki: “- Bu, ufukta beliren bir bulut; bize yagmur yagdıracak.” (Hud Aleyhisselam, onlara soyle dedi) “- Hayır, o, sizin acele istediginiz sey. Bir ruzgar ki, onda cok acıklı bir azab vardır |
Ali Fikri Yavuz Vakta ki, o korkutuldukları azabı, (bulundukları) vadilerine doğru gelen bir bulut halinde gördüler, dediler ki: “- Bu, ufukta beliren bir bulut; bize yağmur yağdıracak.” (Hûd Aleyhisselâm, onlara şöyle dedi) “- Hayır, o, sizin acele istediğiniz şey. Bir rüzgâr ki, onda çok acıklı bir azab vardır |
Celal Y Ld R M Onlar, vadilerine dogru enine yayılıp gelen bir bulut gorunce, «bu bize yagmur yagdıracak bir buluttur,» dediler. O, «hayır, o sizin acele istediginiz seydir; icinde elem verici azabı tasıyan bir ruzgardır |
Celal Y Ld R M Onlar, vadilerine doğru enine yayılıp gelen bir bulut görünce, «bu bize yağmur yağdıracak bir buluttur,» dediler. O, «hayır, o sizin acele istediğiniz şeydir; içinde elem verici azabı taşıyan bir rüzgârdır |