Quran with Turkish_Alphabet translation - Surah Fussilat ayat 48 - فُصِّلَت - Page - Juz 25
﴿وَضَلَّ عَنۡهُم مَّا كَانُواْ يَدۡعُونَ مِن قَبۡلُۖ وَظَنُّواْ مَا لَهُم مِّن مَّحِيصٖ ﴾
[فُصِّلَت: 48]
﴿وضل عنهم ما كانوا يدعون من قبل وظنوا ما لهم من محيص﴾ [فُصِّلَت: 48]
Latin Alphabet Ve dalle anhum ma kanu yed´une min kablu ve zannu ma lehum mim mehıys |
Latin Alphabet Ve dalle anhum ma kanu yed’une min kablu ve zannu ma lehum min mahis(mahisın) |
Latin Alphabet Ve dalle anhum mâ kânû yed’ûne min kablu ve zannû mâ lehum min mahîs(mahîsın) |
Muhammed Esed Boylece, onların onceden yalvarıp durdukları butun gucler, kendilerini terk etmis olacak ve kendileri icin bir kacıs imkanı olmadıgını kesinlikle ogreneceklerdir |
Muhammed Esed Böylece, onların önceden yalvarıp durdukları bütün güçler, kendilerini terk etmiş olacak ve kendileri için bir kaçış imkanı olmadığını kesinlikle öğreneceklerdir |
Muhammet Abay vedalle `anhum ma kanu yed`une min kablu vezannu ma lehum mim mehis |
Muhammet Abay veḍalle `anhüm mâ kânû yed`ûne min ḳablü veżannû mâ lehüm mim meḥîṣ |
Muslim Shahin Boylece onceden yalvarıp durdukları onlardan uzaklasmıstır. Kendilerinin kacacak yerleri olmadıgını anlamıslardır |
Muslim Shahin Böylece önceden yalvarıp durdukları onlardan uzaklaşmıştır. Kendilerinin kaçacak yerleri olmadığını anlamışlardır |
Saban Piris Daha once ibadet ettikleri seyler onlardan kaybolup gitmistir. Bir kacıs yolu olmadıgını anlamıslardır |
Saban Piris Daha önce ibadet ettikleri şeyler onlardan kaybolup gitmiştir. Bir kaçış yolu olmadığını anlamışlardır |