Quran with Turkish_Diyanet translation - Surah Saba’ ayat 32 - سَبإ - Page - Juz 22
﴿قَالَ ٱلَّذِينَ ٱسۡتَكۡبَرُواْ لِلَّذِينَ ٱسۡتُضۡعِفُوٓاْ أَنَحۡنُ صَدَدۡنَٰكُمۡ عَنِ ٱلۡهُدَىٰ بَعۡدَ إِذۡ جَآءَكُمۖ بَلۡ كُنتُم مُّجۡرِمِينَ ﴾
[سَبإ: 32]
﴿قال الذين استكبروا للذين استضعفوا أنحن صددناكم عن الهدى بعد إذ جاءكم﴾ [سَبإ: 32]
Diyanet Isleri Buyukluk taslayanlar, Gucsuz sayılanlara: "Size dogruluk rehberi geldikten sonra ondan sizi biz mi alıkoyduk? Hayır; zaten suclu kimselerdiniz" derler |
Diyanet Isleri Diger taraftan buyukluk taslayanlar, zayif dusurulenlere: "Size hidayet geldikten sonra, sizi ondan biz mi cevirdik? Hayir, siz kendiniz sucluydunuz." derler |
Diyanet Isleri Diger taraftan büyüklük taslayanlar, zayif düsürülenlere: "Size hidayet geldikten sonra, sizi ondan biz mi çevirdik? Hayir, siz kendiniz suçluydunuz." derler |
Diyanet Vakfi Buyukluk taslayanlar, zayıf sayılanlara (kıyamet gununde): Size hidayet geldikten sonra sizi ondan biz mi cevirdik? Bilakis siz suc isliyordunuz, derler |
Diyanet Vakfi Büyüklük taslayanlar, zayıf sayılanlara (kıyamet gününde): Size hidayet geldikten sonra sizi ondan biz mi çevirdik? Bilakis siz suç işliyordunuz, derler |
Edip Yuksel Buyuklenenler, gucsuzlestirilen izleyicilerine, "Size hidayet geldikten sonra biz mi sizi saptırdık? Hayır, suclu olanlar sizdiniz," derler |
Edip Yuksel Büyüklenenler, güçsüzleştirilen izleyicilerine, "Size hidayet geldikten sonra biz mi sizi saptırdık? Hayır, suçlu olanlar sizdiniz," derler |