Quran with Turkish_Alphabet translation - Surah al-‘Imran ayat 25 - آل عِمران - Page - Juz 3
﴿فَكَيۡفَ إِذَا جَمَعۡنَٰهُمۡ لِيَوۡمٖ لَّا رَيۡبَ فِيهِ وَوُفِّيَتۡ كُلُّ نَفۡسٖ مَّا كَسَبَتۡ وَهُمۡ لَا يُظۡلَمُونَ ﴾
[آل عِمران: 25]
﴿فكيف إذا جمعناهم ليوم لا ريب فيه ووفيت كل نفس ما كسبت﴾ [آل عِمران: 25]
Latin Alphabet Fe keyfe iza cema´nahum li yevmil la raybe fıhi ve vuffiyet kullu nefsim ma kesebet ve hum la yuzlemun |
Latin Alphabet Fe keyfe iza cema’nahum li yevmin la raybe fihi ve vuffiyet kullu nefsin ma kesebet ve hum la yuzlemun(yuzlemune) |
Latin Alphabet Fe keyfe izâ cema’nâhum li yevmin lâ raybe fîhi ve vuffiyet kullu nefsin mâ kesebet ve hum lâ yuzlemûn(yuzlemûne) |
Muhammed Esed O halde, (gelecegi) suphesiz olan Gun´e tanıklık etmeleri icin hepsini bir araya topladıgımız, her insana yaptıklarının karsılıgının tamamen odenecegi ve kimseye haksızlık yapılmayacagı zaman ne olacak (onların hali) |
Muhammed Esed O halde, (geleceği) şüphesiz olan Gün´e tanıklık etmeleri için hepsini bir araya topladığımız, her insana yaptıklarının karşılığının tamamen ödeneceği ve kimseye haksızlık yapılmayacağı zaman ne olacak (onların hali) |
Muhammet Abay fekeyfe iza cema`nahum liyevmil la raybe fihi vevuffiyet kullu nefsim ma kesebet vehum la yuzlemun |
Muhammet Abay fekeyfe iẕâ cema`nâhüm liyevmil lâ raybe fîhi vevuffiyet küllü nefsim mâ kesebet vehüm lâ yużlemûn |
Muslim Shahin Fakat, onları gelmesinde suphe edilmeyen bir gun icin topladıgımız ve hicbir haksızlık yapılmaksızın her nefse kazandıgı seyler tastamam odendigi zaman onların halleri nice olur |
Muslim Shahin Fakat, onları gelmesinde şüphe edilmeyen bir gün için topladığımız ve hiçbir haksızlık yapılmaksızın her nefse kazandığı şeyler tastamam ödendiği zaman onların halleri nice olur |
Saban Piris Geleceginde suphe olmayan gunde, onları bir araya getirecegimiz ve herkese kazandıgının karsılıgı, zulmedilmeden (eksiksizce) odendigi zaman (onların halleri) nice olacaktır |
Saban Piris Geleceğinde şüphe olmayan günde, onları bir araya getireceğimiz ve herkese kazandığının karşılığı, zulmedilmeden (eksiksizce) ödendiği zaman (onların halleri) nice olacaktır |