Quran with Turkish_Tefhim translation - Surah Yunus ayat 54 - يُونس - Page - Juz 11
﴿وَلَوۡ أَنَّ لِكُلِّ نَفۡسٖ ظَلَمَتۡ مَا فِي ٱلۡأَرۡضِ لَٱفۡتَدَتۡ بِهِۦۗ وَأَسَرُّواْ ٱلنَّدَامَةَ لَمَّا رَأَوُاْ ٱلۡعَذَابَۖ وَقُضِيَ بَيۡنَهُم بِٱلۡقِسۡطِ وَهُمۡ لَا يُظۡلَمُونَ ﴾
[يُونس: 54]
﴿ولو أن لكل نفس ظلمت ما في الأرض لافتدت به وأسروا الندامة﴾ [يُونس: 54]
Tefhim Ul Kuran Zulmeden her nefis, yeryuzundekilerin tumune sahip olsa bunu (azaba karsılık) mutlaka fidye olarak verirdi. Onlar azabı gorunce pismanlıklarını gizlerler, oysa onlar haksızlıga ugratılmadan aralarında adaletle hukmedilmistir |
Shaban Britch Zulmeden her nefis yeryuzundeki her seyi fidye olarak vermek ister. Azabı gorduklerinde icten ice pismanlık duyarlar. Oysa onlara zulmedilmeden aralarında adaletle hukmedilmistir |
Shaban Britch Zulmeden her nefis yeryüzündeki her şeyi fidye olarak vermek ister. Azabı gördüklerinde içten içe pişmanlık duyarlar. Oysa onlara zulmedilmeden aralarında adaletle hükmedilmiştir |
Suat Yildirim Kendi nefsine zulmeden her kisi, dunyadaki butun seylere malik olsaydı bile, cezadan kurtulmak icin hepsini fidye olarak verirdi. Onlar cezaları olan azabı gorunce icten ice duydukları pismanlıgı acıga vururlar.Ne care ki, kendilerine asla haksızlık edilmeksizin, aralarında adaletle hukum verilmistir |
Suat Yildirim Kendi nefsine zulmeden her kişi, dünyadaki bütün şeylere malik olsaydı bile, cezadan kurtulmak için hepsini fidye olarak verirdi. Onlar cezaları olan azabı görünce içten içe duydukları pişmanlığı açığa vururlar.Ne çare ki, kendilerine asla haksızlık edilmeksizin, aralarında adaletle hüküm verilmiştir |
Suleyman Ates (O zaman), kendisine zulmeden her kisi, yeryuzunde ne varsa hepsi kendisinin olsaydı (azabdan kurtulmak icin) onu fidye verirdi. Azabı gordukleri zaman, iclerinde pismanlık duyarlar, aralarında adaletle hukmedilir, asla haksızlıga ugratılmazlar |
Suleyman Ates (O zaman), kendisine zulmeden her kişi, yeryüzünde ne varsa hepsi kendisinin olsaydı (azabdan kurtulmak için) onu fidye verirdi. Azabı gördükleri zaman, içlerinde pişmanlık duyarlar, aralarında adaletle hükmedilir, asla haksızlığa uğratılmazlar |